• BIST 90.787
  • Altın 255,147
  • Dolar 5,8790
  • Euro 6,5887
  • İstanbul 24 °C
  • Tekin; ‘Şişli’de yaşananlar İnönü ile Sarıgül'ün rant ve koltuk kavgasıdır’
  • İnönü gündemin kendi olduğu özel davet ettiği muhtarlar toplantısına katılmadı
  • ‘İnönü çıkar sağlıyor’ diyen danışmanı delilleri mahkemeye sundu
  • Tekin; ‘Şişli’de yaşananlar İnönü ile Sarıgül'ün rant ve koltuk kavgasıdır’
  • İnönü gündemin kendi olduğu özel davet ettiği muhtarlar toplantısına katılmadı
  • ‘İnönü çıkar sağlıyor’ diyen danışmanı delilleri mahkemeye sundu

Dürüstlük... 'Hayri ile Nuri'

Deniz Batu Ebinç

Dürüstlük: iyilik, güzellik, fenalık gibi insanın yaradılışında tohumları var olan duygu… Dürüstlük herkesçe tam anlamıyla benimsenmiş olmasa bile; herkesten beklenen bir karakter yapısıdır.

Bir yaz günü iki mümessil arkadaş doktor görüşmesinden dönüyorlarmış. Tam hastanenin  girişi önünde Hayri Bey hızla yere atılıvermiş, öyle ani hareket etmiş ki hemen yanıbaşında ki Nuri bile ne olduğunu anlayamamış.

Nuri;

 - Hayri, ne oldu; ne buldun diye sormuş?

Hayri ise, gülümseyerek ya ne olacak aptalın biri 50 lirasını kaybetmiş onu buldum, demiş. Nuri ise ya oğlum bırak alay etmeyi de gel bir fakir bulup sevindirelim  ya da bir camiye falan atalım, sahibinin hayrına… demiş. Bu lafları duyan Hayri, daha da alaycı bir tavırla bizim Nuri’ye gülmüş ve kaybetmeyeydi, keriz… Sonra ben hayır kurumu muyum? Bana ne elalemin hayrından-şerrinden demiş ve o parayı cebine atı vermiş.

Aradan bir hafta geçmiş. Yine bir cumartesi günü bizim iki kafadar Hayri ile Nuri; bu sıcakta iş, çekilmez: gel, Veysi’yi de alıp Şile’ye denize gidelim. Hem piknik yapar hem de doya doya denize girer, serinleriz,demişler. Veysi’de Hayri’nin bu şeytan fikrine uyup onlara takılmış.

Hayri, Veysi’yi de yanına almış, Kartal’dan deniz mayolarını alıp iki araba Şile’de buluşmuşlar. Hayri ile Veysi kıyafetlerini paralarını, telefonlarını, vs. her şeylerini arabada bırakıp mayolarını giyinmiş, deniz kenarına inmişler. Nuri ise, deniz kenarında mayosunu giyinmiş, eşyalarını da yanına almış. Akılları sıra araçları ormanının içinde gölgede selamette olacakmış. Akşama kadar gülüp eğlenmiş, denize girip keyif çatmışlar. Hava kararıpta arabalarının yanına varınca da dağ başında dımdızlak kaldıklarını anlamışlar…

Arabanın arka kapı camını kıran hırsızlar, tüm eşyalarını; pantolondan gömleğe varasıya kadar her şeylerini çalmışlar. Donları ile ormanda kalan Hayri ve Veysi için Nuri, kartala gidip birkaç parça üst baş ve bir çilingir alıp gelmiş. Arabanın kapılarını açıp çalıştırmış ve Kartal’a götürmüşler. İşyerinden duyulursa; iş saatinde denize gittik diye işten de kovuluruz diye düşündüklerinden polise dahi gidememişler…

Velhasıl-ı kelam, Nuri’ye bir hafta önce bulduğu 50 lira, 550 liraya mal olmuş. Eğer Hayri kalbini böylesine bozmasa, üç kuruşa tenezzül etmeden Nuri’yi dinlese bunların hiçbiri belki de başına hiç gelmeyecekti. ‘Allah’ın parmağı yok ki adamın gözüne soksun!’ derler, bizim oralarda…

Dürüst bir dünya dileğiyle… !denizbatu!

 

Bu yazı toplam 583 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Şehri İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 65 41 | Faks : 0 212 217 65 50 | Haber Scripti: CM Bilişim