• BIST 95.945
  • Altın 260,394
  • Dolar 5,7725
  • Euro 6,5634
  • İstanbul 29 °C
  • Tekin; ‘Şişli’de yaşananlar İnönü ile Sarıgül'ün rant ve koltuk kavgasıdır’
  • İnönü gündemin kendi olduğu özel davet ettiği muhtarlar toplantısına katılmadı
  • ‘İnönü çıkar sağlıyor’ diyen danışmanı delilleri mahkemeye sundu
  • Tekin; ‘Şişli’de yaşananlar İnönü ile Sarıgül'ün rant ve koltuk kavgasıdır’
  • İnönü gündemin kendi olduğu özel davet ettiği muhtarlar toplantısına katılmadı
  • ‘İnönü çıkar sağlıyor’ diyen danışmanı delilleri mahkemeye sundu

Gezi Ruhu Geri Gelir Mi?

Turgut Yüksekdağ

Gezi ile ilgili fikrimi soran arkadaşlar var son günlerde, söyleyeyim.

Geçen yıl ile bu yıl arasında çok önemli bir fark var; geçen yıl kimse kimseye hadi sokağa çıkın demedi, bir patlamaydı o. 12 Eylül öncesini de yaşamış birisi olarak söylüyorum, gördüğüm en etkileyici toplumsal hareketti. Heyecan vericiydi,
Bugün ise daha farklı; herkes Gezi Ruhu'nu tekrarlamak istiyor, çağrı yapıyor. Ama çağrı yaparak geri gelmez Gezi Ruhu, sanıyorum gelmeyecek de. En azından bugün.

Gezi'den bugüne çok değişti aslında herşey. Artık daha despot yönetim var. çünkü Gezi ile birlikte dokunulmaz olan noktalara dokunulabildiği görüldü. Sonrasında dokunuldu da. Belki hedeflenen sonuca ulaşılamadı. Ama bugün soran, sorgulayan, eleştiren insan sayısı çok ciddi oranda arttı. Bu aslında iktidar için de bir zenginlik olması gerekiyordu ama o kadar çok defoları var ki eleştirileri anlaması beklenilemez.

"Herşeyden haberi vardı" diyen Bakan üç gün sonra çark ediyorsa, tokadı yiyen iki gün sonra "aslında beni koruyordu" diyorsa sıkıntı daha net olarak görülebiliyordur sanıyorum.

Gezi'ye yeniden çıkmalı mı?
Çıkmak isteyen tabii ki çıkmalı. Ama ne için, neyi hedefleyerek çıkmalı? Kimlerle yan yana durmalı? Bunun da tahlilini de iyi yapmalı. (bence)
Ya da eleştirmek için daha farklı yollar bulmalı. (Muhalefet ne için var, çok merak ediyorum) Eğer hedef Erdoğan'sa yapılacak bazı gösteriler onu güçlendirecektir. 
Kısa bir iki örnekle toparlayayım;

Gezi ile artık dokunulabilir olmuş, 17 Aralık ile gücü sarsılmış, Soma ile ciddi anlamda yıpranmış bir lidere, gücünü yitirmeye başlamış bir lidere durup durup "diktatör" derseniz olmayan bir gücü ona ithaf etmiş, onu güçlendirmiş olursunuz. Diktatör denildikçe daha bir böbürleniyor Başbakan, hoşuna gidiyor.

Ya da Cumhurbaşkanlığı Seçimi öncesinde (bir önceki seçim) Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmaması için bir araya gelenlere sormak lazım 7 yıl önce Erdoğan cumhurbaşkanı olasaydı ( o günün şartlarında) bugün o da biz de nerede olurduk?

Politika ayrıntı işidir. Bazen 3 adım geri atmasını bilmiyorsanız ya da hiç istemediğiniz birinin yükselmesini kabul edemiyorsanız üzülerek söylüyorum, kaybeden olacaksınız.
Kazanmak için fotoğrafa birkaç adım geriden bakın.

Görebildiniz mi?

Twitter : @turgutyuksekdag

Bu yazı toplam 1023 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Şehri İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 65 41 | Faks : 0 212 217 65 50 | Haber Scripti: CM Bilişim