• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 20 °C
  • Tekin; ‘Şişli’de yaşananlar İnönü ile Sarıgül'ün rant ve koltuk kavgasıdır’
  • İnönü gündemin kendi olduğu özel davet ettiği muhtarlar toplantısına katılmadı
  • ‘İnönü çıkar sağlıyor’ diyen danışmanı delilleri mahkemeye sundu
  • Tekin; ‘Şişli’de yaşananlar İnönü ile Sarıgül'ün rant ve koltuk kavgasıdır’
  • İnönü gündemin kendi olduğu özel davet ettiği muhtarlar toplantısına katılmadı
  • ‘İnönü çıkar sağlıyor’ diyen danışmanı delilleri mahkemeye sundu

Salıcı, Bakan Şahin’i İstifaya Çağırdı

Salıcı, Bakan Şahin’i İstifaya Çağırdı
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, Uludere olayları ile ilgili yaptığı açıklamadan dolayı İçişleri Bakanı Naim Şahin’in derhal istifa etmesi gerektiğini belirtirken, “AKP iktidarı, Türkiye’yi geri dönüşsüz bir felakete sürüklüyo

 Başbakan Erdoğan’ın “Allah aşkına, tazminatsa tazminat” şeklinde ki açıklamaya da gönderme yapan Salıcı, “Uludere’de 34 kişinin göz göre göre bombalanarak öldürüldüğü bir olayda istihbaratın kaynağı ve bombardıman emrini verenler iktidar eliyle hâlâ saklanır ve korunurken, bir Başbakan’ın “Allah aşkına, tazminatsa tazminat” şeklindeki sözleri bir dil sürçmesi olarak tanımlanamaz” dedi.

İleri demokrasi naraları atan bir Başbakan’ın sözlerinin “parasını vermek kaydıyla bu ülkede herkes öldürülebilir” anlamına geldiğini ifade eden CHP İstanbul İl Başkanı Salıcı, yayınladığı basın açıklamasında İçişleri Bakanı Naim Şahin’i istifaya çağırırken, şunları söyledi;

“Hangi etnik kökene sahip olurlarsa olsunlar, kurtuluşundan kuruluşuna, ülkemizin ‘tamamlayıcı, ayrılmaz ve asli unsuru’ olan yurttaşlarımıza böyle bir dil kullanmak, en hafif ifadesiyle insanlık adına bir utanç sebebidir. Bu dil; barışın dili olmadığı gibi, ayrımcılığın, bölücülüğün ve ötekileştirmenin dilidir.

Başbakan Erdoğan’ın şefliğini yaptığı bu orkestraya, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de katıldı. Sayın Bakan, liderinin ‘oturun’ deyince oturulduğu, ‘kalkın’ deyince kalkıldığı bir siyasi partide Başbakan’a yaranma yarışında birinciliği kimseye kaptırmamak niyetinden olsa gerek, kendi Başbakanı’nın açıklamalarına rahmet okutur sözler sarf etti.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, istihbaratın kimden geldiğini, emri verenlerin kimler olduğunu, aradan bu kadar zaman geçmiş olsa bile soruşturmanın hangi aşamada olduğunu açıklayarak, kamuoyunda oluşan soru işaretlerini açıkça gidermek yerine, ölenleri suçlu ilan etme telaşına düştü.

Ölen 34 yurttaşımıza “Figüran”, “Zaten kaçakçılardı, yaşasalardı yargılanacaklardı” diyebilen, bombardımanı “Özürlük bir durum yok” sözleriyle hafifletmeye çalışan, konuşmasını biraz uzatsa “Ölmeseydiniz, bize ne kardeşim”le bağlayabilecek potansiyele sahip İçişleri Bakanı, bu sözleriyle aslında hangi ayrımcı anlayışın figüranı olduğunu da itiraf etmiş oldu.

                İktidar korosu ne söylerse söylesin, söyledikleri hiçbir şey üzerlerindeki siyasi sorumluluğu kaldırmaz. Hangi etnik kökene sahip olurlarsa olsunlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm yurttaşlarının, her haktan daha kutsal ve öncelikli hakkı olan yaşama hakkı, siyasi iktidarın sorumluluğu altındadır.  

34 insanımız ayakları taşa takılarak değil, siyasi iktidarın en üst düzeyde sorumluluğu bulunduğu, kendi ülkemizin savaş uçaklarının bombardımanıyla, yani bir askeri operasyonla öldürülmüştür. Bu gerçek ortadayken İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in ayrıştırıcı, ötekileştirici söylemini kınıyor ve istifaya davet ediyoruz”. 

Haber: Gülşah GÜYÜK

Bu haber toplam 988 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Şehri İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 65 41 | Faks : 0 212 217 65 50 | Haber Scripti: CM Bilişim