• BIST 95.945
  • Altın 260,394
  • Dolar 5,7725
  • Euro 6,5634
  • İstanbul 29 °C
  • Tekin; ‘Şişli’de yaşananlar İnönü ile Sarıgül'ün rant ve koltuk kavgasıdır’
  • İnönü gündemin kendi olduğu özel davet ettiği muhtarlar toplantısına katılmadı
  • ‘İnönü çıkar sağlıyor’ diyen danışmanı delilleri mahkemeye sundu
  • Tekin; ‘Şişli’de yaşananlar İnönü ile Sarıgül'ün rant ve koltuk kavgasıdır’
  • İnönü gündemin kendi olduğu özel davet ettiği muhtarlar toplantısına katılmadı
  • ‘İnönü çıkar sağlıyor’ diyen danışmanı delilleri mahkemeye sundu

Zehre Dönüşen Sular!..

Deniz Batu Ebinç

Zaman zaman gezdiğim yörelerden, şehirlerden sizlere bahsettim. Bu sefer Kastamonu’yu ve orada ki akıllara durgunluk veren bizzat karşılaştığım bir hadiseyi sizinle paylaşacağım.

Kastamonu, doğal güzelliklerinin yanı sıra evliyaları, şeyhleri, türbeleri, külliyeleri ve zemzem suyuyla ünlüdür. Zemzem suyu dediğim Şeyh Şabani Veli’nin türbesi yanı başında olup zemzem suyuyla tat ve aroma bakımından birebir aynı olan sudur. Anlatacağım şey suyun zemzem suyuyla aynı oluşu değil, benim şahit olduğum bir kerametidir. Kısacası anlatacağım şeye gözlerimle şahit olmasam, bizzat yaşamasam, ne böyle bir şeyi sizinle paylaşır ne de kaleme alırdım.

Suyu Kastamonu’dan getirdikten sonra diğer sular ile birlikte buzluğa koyuvermiştim. Ziyaretime gelen bir arkadaşımla birer kadeh rakı içelim dedik. Dolaptan buzlu suları alan arkadaşım yanlışlıkla türbeden getirdiğim suyu katmış bardağına, sudan bir yudum aldı ve bu su acı, dedi. “Henüz ikimiz de rakı içmemiş ve sarhoş da değildik.”

Bende içtim su zehir gibiydi. Su dondurulduğu zaman tadı değişiyor sandık! Sonra suyu bir kaba boşalttık ve buzlarının çözülmesini bekledik. Ertesi gün merak edip çözülmüş olan sudan tekrar içtim ve su yine zemzem suyu tadında ve aromasında, idi. O sudan başka bir arkadaşıma da getirmiştim. Hemen onu aradım ve suyu dolaba koymasını ve suyun buza dönüştükten sonra tadına bakmasını söyledim. O da dediklerimi yaptı ve suyun tadında bir değişme olmadığını söyledi. Bunun üzerine o arkadaşımda rakı içerken suyu kullanmış ve yine su zehir gibi acı bir hal almış... Kısacası o da bu suyu rakı sofrasında içememiş…

“Şeyh Şa’ban-ı Veli Hazretleri Kastamonu’ya geldikten sonra yaşlı bir çınar ağacının kovuğuna yerleşir. Kastamonu’da oturan İsa Dede Efendi bir türlü şehre gelmesini sağlayamaz. Yıllarca bu kovukta yaşadıktan sonra, ısrarlara dayanamayarak kovuktan çıkıp kente yönelir.

Çınar da arkasından yürür. Bunun üzerine Şeyh Şa’ban-ı “Oldu mu ya; oldu mu ya? Ben bunca zaman sürdürdüğüm manevi sefaya, seni de ortak ettim. Yaşadığım güzellikleri seninle paylaştım. Sen de şimdi benim gizlerimi ele veriyorsun “ diye ağaca sitem eder.

Ağaç olduğu yerde kalır. Şeyh Şa’ban Veli, Seyit Sünnet Mescidine yerleşir. Başka bir efsaneye göre Hz. Hızır, Seyit Sünneti Efendiye vefatından 40 yıl sonra yerine oturacak bir evliyanın geleceğini müjdelemiştir. Kastamonu halkı çınar kovuğunda yaşayıp ibadetle vaktini geçiren ve keramet ehli olduğu belli olan  zatın, müjdelenen evliya olduğunu inanır.”

Şaban-ı Veli Hazretlerini, Âşıklı Sultanın (Ayağıyanık) yanık ayağını mezarından çıkartıp insanlara ibret olsun diye gösterdiği kabrini ziyaret etmeden, Nasrullah suyunu içip de tekrar tekrar sizi nasıl Kastamonu’ya çektiğini görmeden, belki de sizler de benim gibi suya ve o şehrin evliyalarının kerametine en başta inanmayacaksınız. !denizbatu!

 

 

 


Bu yazı toplam 504 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Şehri İstanbul | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 65 41 | Faks : 0 212 217 65 50 | Haber Scripti: CM Bilişim