Ali Babacan’dan Erdoğan’a dikkat çeken Merkez Bankası sorusu

Düşmeyen faize dikkat çeken DEVA Partisi lideri Ali Babacan, "Sayın Cumhurbaşkanına soruyorum Merkez Bankası'nın faizi niye halen yüzde 19. Niye düşürmüyorsunuz?

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir'de partisinin 1. Olağan Ödemiş İlçe Kongresi'nde konuştu. Babacan şu ifadeleri kullandı:

“BÜTÜN GÜÇ VE YETKİ ELİNDEYKEN, FAİZ NİYE DÜŞMÜYOR BU ÜLKEDE”

*Merkez Bankası yol geçen hanına döndü. Bir gidiyor, biri geliyor. Hiç uğraşmasın otursun kendisi, Merkez Bankası Başkanı ‘benim’ desin, toplasın Para Politikası Kurulu’nu ‘Faizi indirttim’ desin bitirsin, niye uğraşıyor. Bütün güç ve yetki elindeyken, faiz niye düşmüyor bu ülkede arkadaşlar?

*Kendisi değil miydi faizler yüzde 7-8 iken  o dönemin tertemiz bürokratlarını vatan haini olarak ilan eden kendisi değil miydi? O dönemin tertemiz yöneticilerini miting meydanlarında yuhalatan, onlara faizci diyen kendisi değil miydi? Faiz yüzde 7-8 iken bunu yapıyordu yahu. Şimdi bütün yetki elinde niye yapmıyor?

*Sayın Cumhurbaşkanına soruyorum Merkez Bankası’nın faizi niye halen yüzde 19. Niye düşürmüyorsunuz? Eğer bugün faiz inmiyorsa, Merkez Bankası’nın faizi yüzde 19 ise bunun tek yetkilisi de tek sorumlusu da Cumhurbaşkanının kendisidir.

“MİLLETİMİZ UYANDI ARTIK, BUNU SAKLAYAMAZSINIZ”

*Bütün vatandaşlardan toplanan vergilerle TRT payını topluyorlar devletin kanallarına, devletin ajanslarına sadece iktidar partisinin propagandasını yaptırıyorlar. Devlet bankalarının imkanlarıyla gidiyorlar özel basın yayın kuruluşlarını satın aldırtıyorlar. Yine devletin, milletin parasıyla yapıyorlar bunu.

*Ondan sonra sadece tek bir partinin propaganda aleti gibi kullanıyorlar, gerçekleri saklamaya çalışıyorlar. Oysa milletimiz uyandı artık, bunu saklayamazsınız. Milletimizin artık gözü açık, gönlü açık, ufku açık.

KANAL İSTANBUL ELEŞTİRİSİ

*Ülkedeki bütün tarımsal sulama projelerini alt alta yazın yüzlerce projenin toplamı 22 milyar dolar. Kanal İstanbul ne kadar tutuyor biliyor musunuz? En az 20 milyar dolar tutacağı tahmin ediliyor, 60 milyar dolara kadar tahminler var. Yahu diyoruz ki ‘aceleniz ne’…

*Şu anda bu ülkenin tarımının suya ihtiyacı var. Madem paranız var, Kanal İstanbul’a kalkışacak kadar kaynak bulduğunuzu söylüyorsunuz. Biz diyoruz ki ‘ o kaynağı derhal sulama yatırımlarına sevk edin’ Ayın 26’sında temel atma töreni yapacaklar. O temel atma töreni neyin töreni olacak biliyor musunuz?

*Olmayan kanalın üzerinden geçecek köprünün temel atma töreni. Diyor ki ‘500 bin kişilik şehir kuracağız oraya…’ İstanbul’un nüfusu zaten 16 milyon. İstanbul’da trafik tıkalı, alt yapı yetmiyor. ‘İstanbul’a 500 bin kişilik şehrin katkısı ne olacak?’ diye soruyoruz söylemiyorlar ama gözlerinde dolar işaretleri var. Rant var rant. Ya bir emsal değişiklikle bir AVM, şöyle 200 konuttan ne rant çıkıyor. 500 bin konutluk projeden ne rantlar çıkar.

“HANİ MİLLİLİK, HANİ YERLİLİK”

*Maalesef bu rant paylaşanlar var ya, hukuksuzluk yapanlar, suç örgütleriyle, mafyayla işbirliği yapanlar var ya, son yayınlanan videolardan bakıyoruz konuşulan bütün paralar ya euro ya da dolar. Hiç Türk lirası geçmiyor  bunların dünyasında.  Hani millilik, hani yerlilik.

*Bizim yerli paramız Türk lirası değil mi? Ne oldu milli, yerli paramıza? Kendileri de biliyor. Milli paramızı, yerli paramızı pul ettiler, kendi aralarındaki işleri hep dolar ve euro ile yapıyorlar.

“EKONOMİYİ DÜZELMENİN YOLU HUKUK DEVLETİNDEN GEÇER”

*Sorunların köküne indiğimiz zaman, ‘niye bu sorunlar ürüyor’ diye baktığımızda adaletsizlik var hukuksuzluk var. Hukuku işletmiyorlar, kurumları zayıflatıyorlar böylece güveni yok ediyorlar. Bunların sonucunda da yatırımlar azalıyor. Ekonomimiz nefes alamıyor. Vatandaşımızın cebi küçülüyor.

*Bizim görevi devraldığımızda ülkenin kişi başına düşen milli geliri 3 bin 500 dolardı. Biz bunu tam 12 bin 600 dolara çıkardık. 2023 yılı için Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı için 25 bin dolarlık milli hedef koyduk. Şu andaki hükümetin 2023 hedefi ne kadar biliyor musunuz? 10 bin dolar. Ekonomiyi düzelmenin yolu hukuk devletinden geçer.

“PANDEMİYLE MÜZİĞİN NE ALAKASI VAR?”

*Pandemi önlemleri açıklanırken, müzik yasakları açıklanıyor. Hani diyor ya ‘Merkez Bankası’nın döviz rezervlerini pandemi döneminde harcadık’ diye ki doğru değil. Rezervler pandimi başlamadan sıfıra inmişti. Ama sığına sığına bir corona virüs var ona sığınıyorlar. Pandemiyle müzik yasağının ne alakası var ya.

*Sizin şu müzisyenlerle ne alıp veremediğiniz var. Pandemide zaten en çok etkilenen kesim. Bir tanesinin elinden tuttunuz mu? Bir tanesinin derdine çare bulabildiniz mi? Kaç kişi kendi canına kıydı? Gidip de başkasından ‘benim ihtiyacım var' demeye çekindiği için canına kıyan kaç müzisyen oldu bu ülkede.

“YASAKLARLA, BASKILARLA SANATI VE TOPLUMU ŞEKİLLENDİREMEYECEKSİNİZ”

*Sanatçıların hepsi açlığa mahkum edildi. Sayın Erdoğan bu yasağı açıklarken diyor ki ‘kusura bakmasınlar’ yahu esas siz kusura bakmayın. Bu toplum bir birine saygı duymayı sizin yasaklarınızdan öğrenmeyecek, bu toplumun sağduyusu, bu toplumun birbirine saygısı sizin yasakçı zihniyetinizin çok daha üstünde merak etmeyin.

*Siz inanç özgürlüğü yasaklanan, eğitim hakkı yasaklanan insanların onurlu mücadelesiyle iktidara geldiniz. Şimdi ise yıllarca özgürlük mücadelesi veren o insanlardan aldığınız yetkiyle başka insanların özgürlüğünü kısıtlamaya çalışıyorsunuz. Biz buna izin vermeyeceğiz. Yasaklarla, baskılarla sanatı ve toplumu şekillendiremeyeceksiniz.

“PANDEMİYİ BASKI MAZERETİNE ÇEVİRDİLER”

*Neymiş, çok ses oluyormuş. corona virüsünden önce ses olmuyor muydu? Müzik aletinden ses çıkmasını corona virüsü mü sağladı? Pandemiyi, bu sağlık afetini, baskı mazeretine çevirdiler.

*Bu çok önemli bir zihniyet meselesi. Biz, toplumun tüm kesimleriyle el ele veren, karşılıklı saygının esas olduğu bir anlayışla yola çıktık. Yasaklara daha fazla müsaade etmeyeceğiz.

“GÜNDE ON DEFA TEKRARLAMALARI LAZIM”

*Reçete çok basit. Aylardır söyleyip duruyoruz ama kopya çekmeyi bile beceremiyorlar: Ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuk devletinden geçer.  Türkiye'yi yönetenlerin bunu büyük puntolarla masalarının üzerine yazmaları lazım.

*Her gün, sabah akşam, on defa onu okumaları, tekrarlamaları lazım. Yanlarında çalışanlara da ‘Bana günde on defa hatırlat; ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuktan geçer' demeleri lazım. Ama maalesef bunların artık hakla hukukla ilgisi kalmamış.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri