İstanbul'un Turizmdeki markası Tarihidir!

İTO Seyahat Hizmetleri Meslek Komitesi üyesi ve TÜRSAB'ın Sayman Üyesi olan Günnur Özalp, gazetemizin imtiyaz sahibi Mehmet Tekin ve Ekonomi Bölüm Sorumlusu Şahin Keskin'e verdiği özel röportajda İstanbul Turizmini değerlendirdi.

  

Şahin Keskin: 2012 İstanbul Turizmi dediğimizde, nasıl bir şablon karşımıza çıkıyor?

Günnur Özalp:  İstanbul 2012 yılında altın bir yıl yaşayacak. İlk iki ayın verilerine göre değerlendirdiğimizde bu sonuca varabiliyoruz. Nitekim bu aylar İstanbul’a turist girişinin az olduğu aylardır. Mart ve Nisan aylarında sezon açılmış olacak ve İstanbul’a giriş yapan turist sayısı artacak.


Şahin Keskin: Ciddi bir Turist artışından bahsediyorsunuz peki bu misafirlerimizi ağırlayabileceğimiz yeterli yatak kapasitesine sahip miyiz?

Günnur Özalp: İstanbul’da maalesef bizlerin arzu ettiği yeterli yatak kapasitesi yok.  Geçen sezona göre yüzde 16 turist girişi artışı var. Şehir, turist açısından iyi durumda ama daha yaygın bir turizm amaçlıyoruz; İstanbul’da 110 bin yatak kapasitesi var ancak bu yeterli değil. Tabi bu aşamada otellerin nerede olduğunun da çok büyük önemi var, Asya yakasında az otel var. Bunun en büyük nedeni gezilecek ve görülecek yerlerin daha çok Avrupa yakasında olması.

 

Şahin Keskin: İstanbul’un ulaşımını yeterli buluyor musunuz?

Günnur Özalp: 3. havaalanına acil ihtiyaç var. Birde yeni bir Cruiseport  yapılması lazım. Çünkü Karaköy çok yetersiz. Cruise ile gelen turist sayısı da çok arttı. Bu sene Cruise ile gelen turist sayısında yüzde 20 gibi bir artış bekliyoruz. Bunu Karaköy kaldıramıyor, yetersiz kalıyor. Biz boğazın hoş bir görüntüde olmasını istiyoruz, boğazın büyük Cruise gemileriyle kapanmasını istemiyoruz. Bunun için de Yenikapı – Ataköy arasında bir Cruise gemileri alanı oluşturma projemiz var. Şehir artık Cruise gemilerini kaldırmıyor. Cruise gemileri önemli çünkü Cruise gemileriyle gelen kişi sayısı 1000 civarında ve esnafa katkısı da oldukça büyük.

Şahin Keskin: İstanbul’a gelen turistlerin yaş ortalaması nedir?

Günnur Özalp: Türkiye’yi daha çok orta yaş grubu tercih ederken İstanbul’da ise daha genç bir kesimi görmemiz mümkün. Çünkü İstanbul’a gelen öğrenci grupları buranın turist yaş ortalamasını düşürüyor. 


Şahin Keskin: İstanbul’a gelen Turistlere baktığımızda ilk sırayı hangi ülkeler almakta?

Günnur Özalp:
İstanbul’a sayı olarak da daha çok Almanlar geliyor. İkinci sırada Ruslar, üçüncü sırada ise İranlılar var. Türkiye’de ise üçüncü sırada İngilizler var. İstanbul geneline baktığımızda ise İngilizler dördüncü sıradadır.  Ayrıca İstanbul’da Amerikalıların oranı da çok önemlidir. İstanbul İranlılar ve Amerikalıların buluşma noktasıdır.


Şahin Keskin:  İstanbul’da sürekli olarak bir Kongre trafiği var, bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?

Günnur Özalp: İstanbul kongre merkezi olarak ilgi odağı haline dönüştü. Haliç Kongre Merkezi, İstanbul Kongre Merkezi ve birtakım otellerin büyük kongre salonları var. İstanbul’a gelen turistin önemli bir kısmı da kongre için geliyor. Fakat diğer şehirler için bu geçerli değil.

Şahin Keskin: Yabancı Turist neden İstanbul’u tercih ediyor?

Günnur Özalp: İstanbul en başta bir ticaret merkezi, sanayi merkezi ve eğitim merkezidir.  Turistlerin İstanbul’u tercih etme sebeplerinden biri kongre ve iş merkezi olması. Kongre için bir anda 1000 kişi, 2000 kişi geliyor. Ayrıca Cruise’ların başlangıç ve bitiş merkezi.  Turistler, İstanbul’dan başlayan bir gemi turuna gelmek için yurtdışından uçakla geliyorlar, tura buradan başlıyorlar.

Cruise’lar  İstanbul turizmine önemli katkı sağlarlar. Cruise ile gelen turistler, kısa zaman içinde gelip, ciddi paralar harcayıp giderler. Esnaf açısından bu gemiler altın madeni gibidir. Bizim amacımız Cruise gibi başka bir hedef için gelenleri ekstradan bir iki gün daha kaldırıp daha çok harcamalarını, daha çok gezmelerini ve olumlu tecrübe ve deneyimlerle ülkelerine dönüp bizim turizm elçilerimiz olmalarını sağlamak istiyoruz.


Şahin Keskin: Bir kesim esnaf çok memnun diğer bir kesimi ise  kan ağlıyor, aynı yerdeler aynı semtteler, bir eksiklik mi söz konusu?

Günnur Özalp: Esnafların turizmin olumlu etkilerinden yararlanabilmeleri için, ticari ve pazarlama yönünden kendisini geliştirme ve iyi konumlandırma, ürününü en iyi kalitede tutmak gibi kendisine yönelik çalışmalar yapma zorunluluğu vardır. Bunu yapanların yüzlerinin güldüğünü görmekteyiz.

Şahin Keskin:  Seyahat acenteleri müşterilerini barındırma, gezdirme konularının hepsini bir arada sahipleniyorlar, Örneğin İstanbul’a  baktığımız zaman mekan seçiminde nelere dikkat ediliyor?

Günnur Özalp: En başta biz İTO’ya bağlı olmanın yanında 1618 seyahat acenteleri kanununa tabiiyiz. Çalıştığımız firmaların bakanlık belgesi olması bizim için önceliklidir. Çalıştığımız otellerin birçoğu bakanlık belgeli otellerdir. Belirli kalite standartlarının altında bulunan yerler tercih edilmemektedir.  Verilen hizmet de gelen misafirin isteğiyle şekilleniyor.

Son zamanlarda Dizi turizmi oldukça etkili olmaya başladı. İnsanlar dizilerde görüp hayranı oldukları ünlülerin çekim yaptıkları yerlerde bulunabilmek için de geliyorlar. Ayrıca boğaz turları düzenleniyor. Sadece İstiklâl Caddesi’nde yürümeye yönelik turlar bile var.

Şahin Keskin: İstanbul Turizminin bir markası var mı?

Günnur Özalp:  İstanbul’un turizm markası ‘tarih’ diyebiliriz. En çok gezilen yerler; Topkapı Sarayı, Ayasofya Camii, Arkeoloji Müzesi,  Koç  Müzesi, Süleymaniye Camii,  Sabancı Müzesi yer alıyor. Bunların yanında Fashionweek,  Shopping Fest gibi etkinlikler de öne çıkkıyor. Yani bir çeşitlilik söz konusu.  Örneğin önümüzdeki zamanlarda İstanbul’dan başlayıp Ankara’ya kadar uzayacak bir araba yarışı yapılacak, bunun da ciddi bir etkisi olacaktır turist artışında. Tabi her şeyden önce bu tarz organizasyonların tanıtımı iyi yapılmalı ve şehir ön plana çıkarılmalıdır.

 

Şahin Keskin: TÜRSAB olarak yakın zamandaki en sıcak projeniz nedir?

Günnur Özalp: Acentelerimizin katkısıyla müzelerin  girişlerinin yenilenme projesi var önümüzde. Arkeoloji müzesinde yenileme ve deprem  çalışmaları başlattık. İTO’yla beraber kongre merkezleri için ortak bir çalışmamız olacak. Biz Seyahat Acenteleri Vakfı üyelerimizle birlikte üçüncü bahar diye adlandırdığımız, otel tarzı bir dinlenme yeri açmayı düşünüyoruz. Yeni mezunlar stajyer olarak hizmet verecekler ve turizmcilerin katkısıyla bunu yapacağız.

Şahin Keskin: Gazetemize yapmış olduğunuz değerli açıklamalardan dolayı teşekkür ederim.

Günnur Özalp: Göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı ben teşekkür ediyorum. Yayın hayatınızda başarılar diliyorum.

 

 

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri