Sarıgül TDH'den Şişli Belediye Başkan Adayı

Mehmet Tekin
Mustafa Sarıgül Şişli’den başka yerden aday olamaz diye yedi aydır yazılarımda belirtiyorum. Bazıları bana inanmadı, bazları da inanmak istemedi. Bunun üzerine ifade ettiğim bir şey vardı ‘Zaman her şeyi gösterecek’ diye.
Yazdığım yazılar sonrasında hep haklı çıktığım görüldü. Çünkü ben, Mustafa Sarıgül’ü 15 yıldır takip eden bir gazeteciyim.    
Mustafa Sarıgül, gündemde kalmak ve vazgeçilmez psikolojisini insanların zihnine yerleştirmek için her dönem ortalığa sürekli bir dedikodu yaydı. Yerli yersiz, gerekli gereksiz sürekli gündemi meşgul etti. Bu ve benzeri taktikleri her dönem de oldu. 
Ünlü yazar Alev Alatlı’da Mustafa Sarıgül için‘Beni nasıl görmek istiyorsanız, ben oyum tipolojinde bir duruş sergiliyor’ diyerek, ‘Siyaset hiç bu kadar seviyesizleşmemişti’ ifadelerini kullanmıştı.
Yedi aydan beri sürekli ifade ettiğim bir iddiam vardı. 
Nitekim geçtiğimiz günlerde emin olduğum bir bilgi bu. Şimdi sizinle bu önemli bilgiyi paylaşacağım. Şimdiden hissedebiliyorum; ‘Hadi canım olur mu öyle şey’ diyenleri. Geçmişte biz bunları çok yaşadık. Yine haklı çıkacağım.

SARGÜL KENDİ PARTİSİNDEN GİRİYOR
Mustafa Sarıgül CHP’ye tekrar geri dönme çabaları sürerken diğer taraftan da Yaşar Nuri Öztük’ün partisi olan Halkın Yükseliş Partisi’ni (HYP) devralmıştı. Ben o zamanlar da gündemde kalma isteğiyle Mustafa Sarıgül’ün ‘Olsun da nereden olursa olsun’ politikasını güttüğünü yazmıştım. 

Yerel seçimlerin yaklaşması ile de Mustafa Sarıgül daha önce satın almış olduğu Halkın Yükseliş Partisi’nin ismini Türkiye Değişim Hareketi Partisi olarak değiştirip kendisi de TDH’den Şişli Belediye Başkan adayı olacağı bilgisini aldım. 

Diğer ilçelerden de pazarlıklar doğrultusunda, kilit yerlerden belediye başkan adaylarını çıkaracak. Böylelikle de sürekli pazarlık yapılacak bir parti lideri olmayı amaçlıyor. Bir belediye başkanı parti lideri olamayacağı için de göstermelik bir parti lideri bulunup Sarıgül’de perde arkasından pazarlıklarda parti lideri vazifesi görecek. Böylelikle gündemde kalmak için artık son şansı olan son hamlesini de yapmış oldu. 

Gönül bağım var dediği bir parti ile görüşürken aynı zamanda da kendisini garantiye almak adına yedek olarak başka birkaç parti ile görüşmesinin normal olmadığını, samimiyetsizlik olduğunu yazmıştım. 
Bu ne demekti? 
Kendisinin her şeyden daha önemli olduğu demekti. Çünkü Sarıgül’ün bir koltuğa oturmadan rahat edemeyeceğini çok iyi biliyorum. 

Yakın dönemde de benzeri olaylar yaşanmıştı. CHP ile pazarlık yaparken de söylemiştim. Sarıgül CHP’ye girmeyecek diye. Çünkü CHP ile pazarlıklar yaparken de DSP ile flört ediyordu. DSP’de dünden razıydı zaten. Cebi biraz para göreceği için Mustafa Sarıgül’e kucaklarını açtıklarını ifade etmişlerdi. Birkaç tane de meclis üyesi alabileceklerdi. Alan memnun veren memnun olacaktı. Mustafa Sarıgül’ün en muhtemel isteği de yine DSP’yi kullanıp, Şişli’den belediye başkan adayı olmak, sonradan istifa edip yine bir sonraki arayışlarına devam etmekti. Buraya kadar her şey normaldi. Ancak memnun olmayan halk olacaktı.

Geçmiş dönemlerde belediye başkanı olmak için o günün şartlarında ne gerekiyorsa yapması neticesinde sürekli parti değiştirmek zorunda kalıyordu. Bu tavrı da halk nezdinde istikrarsız bir görüntü veriyordu. Bir taktik geliştirilmesi gerekiyordu. Sarıgül’ün akil adamları devreye gidi. Böyle bir karar alındı. Bu hamleyle de bu görüntünün önüne geçmiş olunacaktı.


HEDEF CHP’Yİ BÖLMEK
Bu gelişmeler olurken CHP’nin üst yönetiminden bazı akil yöneticiler, Ak Parti’nin Mustafa Sarıgül ile ilgili ellerindeki dosyaları kullanarak, parti kudurup CHP’nin oylarını böldürecekleri yönünde saptamaları vardı.
Ak Parti Genel Başkan Yardımcı Bülent Arınç’ın da Mustafa Sarıgül’e bir tavsiyesi olmuştu. Bu tavsiyede ‘Sarıgül’ün parti kurması daha hayırlı olur’ yönünde idi.
Nitekim de öyle olması bu yöndeki dedikoduları haklı çıkarttı.

SARIGÜL’ÜN T‘A’KINTISI VAR
Sarıgül yaptırdığı özel araştırmalarda ve yakın arkadaşlarına sürekli vurguladığı bir saptaması vardı. Türkiye’de iktidara gelen tüm partilerin baş harfi “A” ile başlıyor. Bizimde iktidara gelmek için partimizin baş harfinin “A” ile başlaması gerekir diyordu. Bu başkanın saplantılarından biridir. Geçmişte iktidara gelen partilere bir bakılırsa gerçekten de iktidar olan tüm partiler; Adalet Partisi, Anavatan Partisi, Ak Parti’ni iktidar olması başkanın düşüncesinin doğru olduğunu gösteriyor. Ama garip olan, başkanın bu saplantıları olmasına rağmen TDH ile yola çıkması CHP’lilerin iddialarını doğrular nitelikte.  

Gelelim asıl ince noktaya: Sarıgül diğer ilçelerden de aday çıkaracak mı? Yoksa CHP’nin kıl payı kazandığı yerlerden aday gösterip, Ak Parti’nin güçlü olduğu yerlerden aday çıkartmayacak mı? Ne dersiniz. Şu an senaryo gibi gözüküyor olabilir. Ama çok yakında bu yazılan senaryo uygulamaya geçerse demedi demeyin.

Bir de partinin yönetimi sol ağırlıklı mı yoksa sağ ağırlıklı mı olacak? O zaman Sarıgül’ün ne amaçladığı daha net anlaşılabilir. İlerleyen zamanlarda ben yine yazılan senaryo ve oynayan oyuncuların şifrelerini sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.