İmamoğlu’ndan Melen Barajı isyanı:

İmamoğlu’ndan Melen Barajı isyanı:

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, yaklaşık 1 yıl önce ziyaret ettiği ve gövdesinde oluşan çatlakları yerinde tespit ettiği Melen Barajı’nda incelemelerde bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “kentin su sorununu çözecek proje” olarak adlandırılan Sakarya'nın Kocaali İlçesi'ndeki Melen Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nde 19 Ekim 2019'da incelemelerde bulunmuştu.

İmamoğlu'nun bu ziyareti, projenin baraj gövdesindeki çatlaklar nedeniyle durduğu gerçeğini tekrar gündeme getirmişti.

İBB Başkanı İmamoğlu, yaklaşık 11 ay sonra yeniden Melen Barajı'na geldi ve 2021 yılı yatırım planına alınan projeyi bir kez daha yerinde inceledi. İmamoğlu'na Melen ziyaretinde İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar, Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay, İBB Sözcüsü ve Başkan Danışmanı Murat Ongun, İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu ile Prof. Dr. Naci Görür eşlik etti.

İNŞAAT MÜHENDİSİ BİLGİ VERDİ

Şantiye bölgesinde yetkililerle bir araya gelen İmamoğlu, inşaat mühendisi Selami Oğuz'dan proje hakkında bilgi aldı.

İmamoğlu’na proje hakkında kendisine yeterli bilgilendirme yapılmadığını belirterek, “Böyle bir uygulamanın başarılı olacağından emin değilim” diyen Selami Oğuz, şu ifadeleri kullandı;

“İSKİ Genel Müdürü'ne de haksızlık etmek istemem. Bu, ülkenin bir yatırımıdır. Teknik bir olaydır, yanlışlık yapılmıştır; doğru düzeltilsin. Çabamız budur. Bu barajın gövdesinde alınan tedbirler, stabilite sorunu ise; onu bilelim. Çatlak durumuyla sızıntı sorunu ise, onu da bilelim” dedi.

2019 yılında barajı ziyaret eden İmamoğlu projenin, baraj gövdesindeki çatlaklar nedeniyle durduğu gerçeğini tekrar gündeme getirmişti. (Foto: SÖZCÜ)

ÇOK BÜYÜK SORUNLAR YAŞANABİLİR

“Bu baraj, deprem bölgesindedir” diyen Oğuz, “Hem de fayın hemen burnunun dibinde. Çok güçlü depremler olacaktır. İleride bu barajda çok büyük sorunlar yaşayabiliriz. Yaşamamamız için elimizde zaman var” ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU AÇIKLAMALARDA BULUNDU

Oğuz'un ardından konuşan İmamoğlu, bölgeye geliş amaçlarının mevcut durumu yerinde tespit etmek olduğunu vurguladı.

“DSİ ne yapıyor, nasıl bir yol haritası var” sorularına yanıt aradıklarını belirten İmamoğlu, “Çünkü biliyorsunuz, neredeyse her gün, bazen üst üste, ‘Susuzluk kapıda bekliyor', ‘Barajlardın doluluğu tükendi' gibi haberler çıkıyor. Şimdi tabii, su meselesi önemli. Parayla ölçülebilecek bir mesele değil. Tabii ki suyu, ülkemizin bütünün su politikalarını iyi yönetmek zorundayız” dedi.

Projeyi üstlenen DSİ'yi, “Türkiye'nin en efsane kurumlarından bir tanesi” sözleriyle niteleyen İmamoğlu, İstanbul'un su sorunun temel odağının Melen Barajı olduğuna dikkat çekti.

“30 YILDIR BU SORUN ÇÖZÜLMEMİŞ”

Melen'in 15 Ağustos 1990 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile İstanbul için su kaynakları arasına alındığı bilgisini paylaşan İmamoğlu, şunları söyledi:

*Demek ki bu hikaye, 30 yıllık. 30 yıldır bu sorun çözülmemiş, hatta ‘Bu sorun çözüldü, yapıldı' diye imalarda bulunulunca, burası ne durumda diye, bir yıl önce atladık, geldik.

*Tabii ciddi sorunlar vuku bulmuş; çatlaklar var, sorunlar var. Sorduk, ‘Çözümü için ne yapıyorsunuz' diye. ‘Şimdilik bir karar yok' dendi. Hatta, 2020 yatırım planına bile alınmadı.

*Ben de dedim ki; ‘Bu başlasa bile bunun yapımı zaten 3-4 sene.' Bu süreci dile getirişimizin ardından yatırım planına alındı ve ardından da 28 Şubat'ta ihalesi yapıldı bu yıl.

*Bir yıl içerisinde yatırım planına tekrar alınması sağlandı. İhalesi yapıldı, yer teslimi verildi, şimdi de müteahhit işine başlayacak. İyi ihtimalle 2023 Şubat'ında baraj bitmiş olacak.

*Ayrıca su da dolacak, ki buranın su ile dolması herhalde 1,5-2 yıl sürer. Demek ki, İstanbul'a fayda verecek bu barajın her şey yolunda gitse, yaklaşık 5 senesi var. İnsan üzülüyor.

BÜROKRATLARA SERT TEPKİ

Mermutlu ile birlikte DSİ Genel Müdürü'ne, kendisiyle bir masa etrafında konuşmak istediklerini bildirdiklerini aktaran İmamoğlu, ancak bir yanıt alamadıklarını kaydetti. “Bu sohbeti biz, böyle istemedik” diyen İmamoğlu şu ifadeleri kullandı;

*Şu anda kaçak girmiş gibiyiz. Hiç hoş bir şey değil. İBB Genel Sekreterimiz, İSKİ'nin bütün yönetim kurulu, danışman hocalarımız, genel müdür yardımcılarımız, ilgili daire başkanlarımız, hepimiz buradayız.

*Biz bu heyetle gelelim, DSİ ile bu işi masada teknik olarak tartışalım, sohbet edelim istedik. Çünkü bu baraj, günün sonunda bittiğinde parasıyla, İstanbul halkının bütçesiyle, DSİ'den İSKİ'ye geçecek.

“ALLAH AKIL VERSİN”

*Bunun parasını biz ödeyeceğiz ilgili kanun maddesi gereği. Bizim bunu öğrenme hakkımız var. Burada buluşma talebimiz var.

*Bir aydır bu ısrar var. Bize verilen cevap: ‘Sayın Bakan'a bir soralım.' Çok üzücü. Neyi soracaksınız ben anlamış değilim. Biz, bilgi almaya geliyoruz. Peki sordunuz; cevap yok.

*Bir hafta önce de Sayın Bakan'a buraya gelmek istediğimizi ve bu doğrultuda da bir görevlendirme yapması halinde bilgi almak isteğimizi yazılı olarak da bildirdik. Cevap dahi yok. Akıl tutulması.

*Bu tür insanlara Allah akıl versin. Burada İstanbul'un suyunu konuşacağız. İstanbul'un suyunu sağlam temellere oturması için mücadele veriyoruz. Bu işin uzmanları konuşacak, ben dinleyeceğim.

*Teknik bir insan değilim. Şehrim adına bu kadar efsane gibi konuşulan 30 yıl, 5 yıl da üzerine koyalım o da her şey yolunda giderse 35 yılda bir baraj; gülerler.

*Bu diyaloğu yaratan ve yaşatan hangi bürokrat varsa kınıyorum. Kim, hangi görevli varsa da kınıyorum. Yanlış yapıyorlar. İstanbul'un su sorununu konuşmaya geldik biz buraya. Ama bugün burada, bana bu açıklama mecburiyetini kıldılar.

SUSUZLUK SORUNUNA DİKKAT ÇEKTİ

İklimlerin değiştiğini, kuraklıklar yaşandığını dile getiren İmamoğlu şunları söyledi;

*Su kaynaklarını yok ediyoruz. Bütün dünyada, Türkiye'de, alalım verileri elimize bakalım; herhalde çok üzücüdür yani. Ne yazık ki aşırı kentleşme vesaire gibi konular, ülkemizi ve dünyayı zor durumda bırakıyor.

*Susuzluk, belki de geleceğin en önemli sorunlarından birisi. Tüketiminden, suyun kaynağının korunmasına ve doğayı korumaya kadar birçok tedbir, aslında bütüncül bir mesele. Bu kadar elzem bir konuyla ilgili bir masaya gelmeyeceğiz de ne için geleceğiz ‘Allahım' diyorum ‘Aklım almıyor benim'.

*Şimdi hocalarımızı dinledik. Görüyoruz ki şu anda somut bilgilere sahip değiliz. Takipçisi olacağız. Biz, gerekiyorsa bu sürecin tümüyle ilgili bizi aydınlatması konusunda tekrar yazılı talebimizde bulunalım.

*Tümüyle hocalarımızın sorularını altına sorarak, cevaplarının bize verilmesini İstanbul halkı adına talep ediyoruz diyelim. İSKİ genel müdürümüz vasıtasıyla bu yazıyı yollayalım.

*Bize bu aydınlatılma yapılmadığı sürece, biz, buradan emin olmayacağız. Teknik olarak bu doğrulara baktığımızda emin olamayacağız. Biz aydınlatalım, çözümüne bir katkımız olacaksa da katkı sunma konusunda tüm fedakarlığımızla hazırız.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.