Tekstilde tehlike çanları

Tekstilde tehlike çanları

İstanbullu tekstilciler, sektörün eleman sıkıntısı yaşandığını, işçi bulamadıklarını, buldukları elemanların da nitelik olarak yetersiz olduğunu söylüyor ve uyarıyor: "Sektöre yeni giren insan yok. Bu büyük bir tehlike."

Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği (OTİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ulvi Orhan, tekstil sektörünün üretim kapasitesinin yeterli olduğunu, ancak eleman sıkıntısı yaşandığını kaydederek, "Sektöre yeni giren insan yok. Bu büyük bir tehlike" dedi. MÜSİAD Tekstil ve Deri Sektör Kurulu Başkanı Feysel Ablak da, tekstil sektöründe çalıştıracak işçi bulmanın çok zor olduğunu, işçi bulduklarında da nitelik sorunu ile karşı karşıya olduklarını belirtti. 

MÜSİAD Tekstil ve Deri Sektör Kurulu'nca düzenlenen "Gelecek Vizyonu ve Sosyo-Ekonomik Hedefler" konulu panelde konuşan OTİAD Başkanı Orhan, hazır giyimin Türk ihracatında halen önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. 

Cari açığa en fazla pozitif etkiyi hazır giyim sektörünün yaptığını vurgulayan Orhan, "Bu da sektörün Türkiye için ne kadar önemli olduğunun göstergesi. Şu anda Türkiye ihracatının yüzde 10,8'ini yapıyoruz. Eskiden bu rakam yüzde 16 idi. Hazır giyim, kalkınmakta olan her ülkenin ilk sektörü" diye konuştu. 

Türkiye'nin hazır giyim ürünlerinde "basic" yani ucuz ürünlerden çıkması, katma değerli, daha yüksek fiyata satılabilecek ürünlere yönelmesi gerektiğini dile getiren Orhan, "Bu ürünlerden çıkmalı derken, bunları satmamalı demiyorum" dedi. 

Şu anda sektörün üretim kapasitesinin yeterli olduğuna, ancak eleman sıkıntısı yaşadıklarına dikkati çeken Orhan, "Sektöre yeni giren insan yok. Bu büyük bir tehlike" uyarısında bulundu. 

'BULGARİSTAN AB FONLARINI ÇATIR ÇATIR YİYOR'

Merter Sanayici İşadamları Derneği (MESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Gülgün Korkusuz ise, hükümetin verdiği destek programlarından bahsetti. 

Türkiye'de tekstil makinesi üretilemediğini, Uzak Doğu'dan ithal edildiğini aktaran Korkusuz, "Hükümet markalaşma üzerine para ayırmış durumda. Yurt içinde her şeyi oturtan ve yurt dışına açılmak isteyen tüm markalara bakanlık adım adım her konuda destek veriyor" dedi. 

Hibelerin projelere göre verildiğini hatırlatan Korkusuz, "Zaten biz AB fonlarını almak için proje hazırlayamayan zayıf bir ülkeyiz. Komşumuz Bulgaristan AB fonlarını çatır çatır yiyor. Biz de fona 52 milyon Avro koyarak, onların yemesini sağlıyoruz. Neden- Çünkü proje yapmayı bilmiyoruz" ifadelerini kullandı. 

Korkusuz, iş adamlarını Ekonomi Bakanlığı'nın teşviklerinden yararlanmaya da çağırdı. 

'ÇİN UCUZ TEDARİKÇİ OLMAKTAN UZAKLAŞTI'

MÜSİAD Tekstil ve Deri Sektör Kurulu Başkanı Feysel Ablak ise, Çin'de hammadde fiyatlarının hızla yükseldiğini ve Çin'in ucuz tedarikçi olmaktan uzaklaştığını kaydetti. 

Türkiye'nin Çin'e göre nakliye ücretlerinin düşüklüğü konusunda avantajlı olduğunu vurgulayan Ablak, "Kalite ve insan sağlığı açısından Çin'e göre avantajlarımızı fırsata dönüştürmemiz lazım. Osmanlı'dan beri ilişkilerimizin iyi ilerlediği Afrika pazarını iyi etüt etmemiz lazım. Gümrük vergileri aşağı çekilebilirse, bu bölgenin kar marjı, avantajı var" değerlendirmesini yaptı. 

Ablak, "Çalıştıracak işçi bulmak çok zor, bulduğumuzda da nitelik sorunu var. Anadolu'ya yatırım yıllarca sağlanan desteklere rağmen avantajlı değil. Sigorta primi İstanbul'dan farklı değil" dedi. 

Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyüpkoca, Türk tekstilcisinin Ar-Ge konusunda çok ciddi çalışmalar yapması gerektiğini söyledi. 

Markalaşmanın teşvik edilmesi gerektiğini belirten Eyüpkoca, "İşçilik maliyetleri yönünden önümüzdeki 10 yıl içinde bu rakamların geleceği noktayı düşündüğümüzde durumun daha da vahim olacağı rahatlıkla görülecektir. Laleli olarak çevre ülkelerde yaşanan olumsuzluklar bizi her an etkilemektedir" şeklinde konuştu. 


HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.