Kurtuluş Balekoğlu'nun Kaleminden "Yerli ve Milli Süper Kahraman"

Kurtuluş Balekoğlu'nun Kaleminden "Yerli ve Milli Süper Kahraman"

Kurtuluş Balekoğlu'nun Kaleminden "Yerli ve Milli Süper Kahraman"

Tarih sahnesinde yüzyıllardır var olan köklü ve şanlı bir kültürün, bir milletin çocuklarıyız. Türk mitolojisi dünyanın en zengin efsanelerine, destanlarına sahip. Ama nedense eserlerimizde tarihi, geleneği, mitolojisi olmayan Amerika’nın tipolojisini, dilini kullanma gayreti içindeyiz. 
Kurgusal değil gerçek kahramanların yetiştiği bu topraklardan süper kahramanlar çıkarmaya çalışırken İslam ile sekülerlik, doğu ile batı, modern ile geleneksel arasında bocalayıp duruyoruz. 
Güçleri adalete, cesarete, akla, merhamete, sorumluluk sahibi olmaya, kararlılığa, ahlaklı ve inançlı olmaya dayalı olan kahramanlarımız, ağ atıp uçan süper kahramanlara dönüşmeye çalışırken engellere takılıyor. Üzerimize hiç uymayan bir giysiyi ithal edip zorla eğreti bir biçimde taşımaya çalışıyoruz, yakışmıyor. Amerikan bezi üzerine Türk dokusu işlemeye çalışıyoruz tutmuyor.

Oysa kendi tarih sayfalarımıza baktığımızda efsanevi süper kahramanlıklarla karşılaşıyoruz. Battal Gazi, Piri Reis, Tarkan, Barbaros Hayrettin Paşa, Çanakkale, evliyalar,  Akıncılar... Saymakla bitmez. Üstelik gerçek kahramanlar bunlar. Başka bir gezegenden gelmiş değiller. Herhangi bir haşere tarafından ısırılmış da değiller. Normal insanlar... Senin benim gibi dünyalılar...
Tarihimizi, kim olduğumuzu bilmediğimiz gibi yok sayıp bir ezik psikolojisi içinde hor görüyoruz hala. Ne? Türk kahraman mı? Türkler uzayda mı? Türkler robot mu yapmış?  Bunlardan hep komedi çıkıyor. Batı propagandası ile zehirlenmiş bünyelerimiz Türk Kahraman konseptini kaldırmıyor. Çünkü bugüne kadar kültürümüzden uzak durup, kendimize ait kahramanlık hikayelerini yapmaktan hep geri durmuşuz. Kurgusal Amerikan kahramanlarının hikayeleri ile yoğrulmuşuz. Geçmişle bağları kopmuş, kültüründen ayrılmış bir millet haline dönüşmüşüz.
Bugün geldiğimiz noktada Türk kahraman hikayeleri anlatılırken normal olarak tılsımlı gömleği cenabet olarak giyen, dualı hançeri meditasyon yaparak taşıyan kahramanlarla karşılaşıyoruz. Ne yazan, ne çeken, ne yapan, ne de izleyen kalbini koyabiliyor ortaya. Bir şeyler hep sahte ve yama gibi kalıyor. İçimize işlemiyor, gönlümüzde yer etmiyor. 
Akıncı dizisiyle namaz kılan, ayet okuyan bir kahramanla tanıştık. Hatta Fatih Sultan Mehmet Han'ın türbesini ziyaret etti. "Kanımın son damlasına kadar sultanımın şehrini koruyacağım" dedi. Bu sözleri sosyal medyada çok konuşuldu. Ama haliyle Amerikan süper kahramanı tasarımında bir kostümle karşımıza çıkınca garipsedik birazcık.
Toplum olarak gerçek Akıncı hikayelerine aşina olsaydık, onların hikayelerini anlatmaktan hicap duymasaydık, dizileri, filmleri yapılmış olsaydı; Akıncı Dizisinde kahramanın kostümüne o kadar takılmaz, namaz kılmasını da bu kadar yadırgamazdık belki de...
Zira tarihimizde akıncılar adalet dağıtan, Kuran’la yaşayan, tasavvuf mensubu kişilermiş. Dünyaya yüzyıllar boyunca hükmetmiş Osmanlı’nın Avrupa zaferlerinin arkasında onların olduğunu görüyoruz. Akıncıların hikayeleri nice destanlar içeriyor. Hiç birisi sıradan askerler değillermiş. Çok iyi ata binen, en kısa sürede ard arda en çok ok atabilenler arasından seçilirlermiş. En az üç dil bilirlermiş. Devrin en üst donanımlı insanları, en büyük silahşörleriymişler. Avrupa akıncılar deyince titrer, olduğu yerde dururmuş. 
Uzaklarda aramaya gerek yok. Kurgusal kahramanlara hiç ihtiyacımız yok. Bizim muhtaç olduğumuz kudret kendi kültürümüzde, geleneğimizde, tarihimizde mevcut. 
Her şeye rağmen kadına şiddetin dibine vuran, töreli, ağalı entrikalı dizilerin arasında bizden bir kahramanı anlatan Akıncı Dizisini izlemek iyi geldi. Bundan sonra değerlerimizi yücelten, tarihimizi en güzel şekilde yansıtan kahramanlık hikayelerini izleyebilmek adına bir umut oldu bize... 


HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum